Vicdan.Evet bu duyguyu herkes iyi bilir.Kimisi bundan yoksun olsa da eminim acı çekenler vardır.Sen nasılsan ayna onu yansıtır ...
pelin şimşek.
About Me

- Pelin Şimşek
- istanbul, Türkiye
- Bağımlılıklarım var:aşk, gerçeküstü, akıldışı. Arada bir de nefes alıyorum. O da fena sayılmaz
24 Ekim 2011 Pazartesi
...
Ben keşke senin o uzaklara bakan gözlerine vurgun olsaydım, keşke yalnız bu yüzden sevseydim seni. o zaman çok kolay olurdu seni maziye bırakıp gitmek herkes gibi, unutabilmek. ama yalnız bakışların değildi ki beni sana böylesine bağlayan. hem bu fiziksel bir aşk da değildi hiç bir zaman sana duyduğum. biliyorum, eğer öyle olsaydı aylardır yüzünü görmeden senin, yine seninle dolu böyle yaşayamazdım. unuturdum seni çoktan. hep başka bir şey vardı yüreğimi sana tutsak eden, hep ne olduğunu bilmediğim bir şey vardı. ne gözlerindi beni sana böylesine bağlayan, ne o tüm dertlerimi sıkıntımı alıp içimi güzelliklerle dolduran o ilk bahar sabahına benzer gülüşün, ne de cemalin, gül yüzün... sen hep herkesten farklı geldin bana. bilinmeyenli bir denklem oldun sen hayatımda, ne kadar uğraşsam da anlayamadım seni. ya sen? sen hiç anladın mı beni? belki de hiç anlamak istemedin... oysaki gözlerim bu suskun, bu korkak kelimelerimden daha çok şey anlatırdı sana. doğru ya sen benim gözlerimi belki de hiç sahici göremedin, fotoğraflara sığınmıştı eskimiş gülüşlerim. oysaki ben burda capcanlı karşındayım, gözlerimde sen varsın. keşke görebilseydin beni, keşke sevebilseydin beni...
beni eğer gerçekten tanırsan bilirsin bir şekilde; severim kelimeleri de korkarım çoğu kez, sahibinden saklarım vuslata ermiş, bir bütün cümle olmuş o kelimeleri. beni tanırsan biraz olsun bilirsin aslında kimsenin ne bakışına gönül veririm, ne de toprak olup gidecek olan bedenine. senin de "uzaklara doğru bir bakışın vardı, keşke yalnız bunun için sevebilseydim seni."
uzaklara bakan bakışların vardı, seviyordum bakışlarını. ama sende sevdiğim hiç yalnız bakışların olmamıştı. onca zamana rağmen hala bilmediğim ve 5 günlük aşklara inat hala sende olan yüreğimi sana bağlayan bir şeyler vardı sende. ve serde öyle çok söz vardı ki; korkak...
ben senin varlığını sevdim. en büyük yalnızlığımı sende yaşamış olmayı, göz yaşlarımı uğruna dökmüş olmayı, sana dair her şeyi... yüreğini sevdim en çok da ben ,yüreğime dokunan o yüreğini.
sen belki de yalnızca sevilmeyi sevdin, bense en başından beri yalnızca seni. keşke seni değil de öyle uzak uzak bakışlarını sevebilseymişim, o zaman böyle yorgun düşmezdim. kolay olurdu bir çırpıda silip atabilmek ya da unutabilmek, yok edebilmek sana dair her şeyi. "seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım..." diyen şarkılar dinlemezdim bir de hiç.
uzaklara doğru bir bakışın vardı,keşke yalnız bunun için sevseydim seni..."
Cemal Süreya
23 Ekim 2011 Pazar
Kırmızı
İşte tam o yerdeyiz.
Bitiyor bak, sonuna geldik.
Nefes alamıyorum.
İçimden gelen tek şey uyumak. Beni evime getirir misin bir an önce? Uyumak istiyorum. Bari son kez gel benimle. Başımı koyayım yastığa, öyle bir dalayım ki uykuya, ömür boyu kalkmayayım bir daha. Bunu istiyorum evet. Sensizliği uyku kapatır belki, olamaz mı?
Ağlıyorum. Tıpkı gidişin gibi engel olamadığım yaşlarım var benim. Akıyorlar öyle, rimelim karışıyor bazen. Simsiyah oldu yüzüm bak, ya da bakma. Bilirsin unutma sorunum var benim. Unutamıyorum böyle hayatıma işleyen adamları. Ellerini hep tutmak istediğim, yanında zamanın nasıl geçtiğini bilmediğim adamları.
Biliyor musun ama, en çokta onlar üzüyor beni. Senin gibiler.
Güvendiğim adamlar.
Yanında rahat rahat saçmaladığım adamlar, kendimi kasmadığım adamlar, yanında neysem o olduğum adamlar. Adamlar mı? Ne diyorum ben. Yine saçmaladım bak. Tek bir adam üzüyor sanırım beni, gerisi hikaye. Daha önce hiç böyle üzülmedim ben. Etkilemedi kimsenin gidişi bu kadar. Yıkmadı beni. Acıtmadı. Darmadağın oldum ben. Susuyorsun..
Çünkü ben senin kurtarmaya uğraşacağın o müthiş kadın değilim.
Çünkü ben seni seviyorum.
Çünkü ben sana değer veriyorum.
Çünkü ben inandım.
Çünkü ben güvendim.
Çünkü ben seni aldatmadım.
Çünkü ben sana aşık oldum
Bitiyor bak, sonuna geldik.
Nefes alamıyorum.
İçimden gelen tek şey uyumak. Beni evime getirir misin bir an önce? Uyumak istiyorum. Bari son kez gel benimle. Başımı koyayım yastığa, öyle bir dalayım ki uykuya, ömür boyu kalkmayayım bir daha. Bunu istiyorum evet. Sensizliği uyku kapatır belki, olamaz mı?
Ağlıyorum. Tıpkı gidişin gibi engel olamadığım yaşlarım var benim. Akıyorlar öyle, rimelim karışıyor bazen. Simsiyah oldu yüzüm bak, ya da bakma. Bilirsin unutma sorunum var benim. Unutamıyorum böyle hayatıma işleyen adamları. Ellerini hep tutmak istediğim, yanında zamanın nasıl geçtiğini bilmediğim adamları.
Biliyor musun ama, en çokta onlar üzüyor beni. Senin gibiler.
Güvendiğim adamlar.
Yanında rahat rahat saçmaladığım adamlar, kendimi kasmadığım adamlar, yanında neysem o olduğum adamlar. Adamlar mı? Ne diyorum ben. Yine saçmaladım bak. Tek bir adam üzüyor sanırım beni, gerisi hikaye. Daha önce hiç böyle üzülmedim ben. Etkilemedi kimsenin gidişi bu kadar. Yıkmadı beni. Acıtmadı. Darmadağın oldum ben. Susuyorsun..
Çünkü ben senin kurtarmaya uğraşacağın o müthiş kadın değilim.
Çünkü ben seni seviyorum.
Çünkü ben sana değer veriyorum.
Çünkü ben inandım.
Çünkü ben güvendim.
Çünkü ben seni aldatmadım.
Çünkü ben sana aşık oldum
20 Nisan 2011 Çarşamba
Biraz aşk biraz renk lazım.
Yaslı bugünlerde gökyüzü somurtup duruyor üstüne birde ağlıyor
İstanbul hapsolmuş gökyüzünün gözyaşlarına
İnsanlar telaşlı, mutsuz, şikayetçi!
İstanbul hapsolmuş gökyüzünün gözyaşlarına
İnsanlar telaşlı, mutsuz, şikayetçi!
Karışık İstanbul, yollar birbirine çakışmış yine İstanbul işte klasik ‘trafik’
Rengarenk bazende siyah şemsiyelere gizlenmiş bedenler
Islak yollarda kaçışan etrafa savrulmuş insanlar..
Dört tekerlekli metal yığınlarına sığınmış insanlar..
Bulutların içine giren devasa taş yığınlarıda teslim su damlacıklarına..
Sislerin içinden buğulu görünen İstanbulda teslim su damlacıklarına..
Martılarda uğramıyor denize, kocaman beyaz kanatlarıyla şehrin köşelerinde görünür oldular..
Saçak altına sığınmış evsizler..
Yağmura,suya susamış ağaçlar açmış ellerini gökyüzüne, gayet mutlular..
Annesine sığınmış kız çocuğu, elleri,yüzü küçücük tatlı bi gülücük
Gökyüzünün gözyaşlarıyla solmuş İstanbul şimdi
kaybolmuş,bozulmuş, alt üst olmuş…
Rengarenk bazende siyah şemsiyelere gizlenmiş bedenler
Islak yollarda kaçışan etrafa savrulmuş insanlar..
Dört tekerlekli metal yığınlarına sığınmış insanlar..
Bulutların içine giren devasa taş yığınlarıda teslim su damlacıklarına..
Sislerin içinden buğulu görünen İstanbulda teslim su damlacıklarına..
Martılarda uğramıyor denize, kocaman beyaz kanatlarıyla şehrin köşelerinde görünür oldular..
Saçak altına sığınmış evsizler..
Yağmura,suya susamış ağaçlar açmış ellerini gökyüzüne, gayet mutlular..
Annesine sığınmış kız çocuğu, elleri,yüzü küçücük tatlı bi gülücük
Gökyüzünün gözyaşlarıyla solmuş İstanbul şimdi
kaybolmuş,bozulmuş, alt üst olmuş…
Pelin Şimşek
yirmisıfırdörtikibinon
Oldu.Olmasaydı olurdu.
Günlerde karamsar oldu bugünlerde, kapatıyor bulutlar ışığını güneşin
Bende karamsarım bugünlerde, kapattın yüreğimin ışığını giderken
Unuttuğun bişey var her kışın ardından bahar gelir
Sonbaharın ardından bile bembeyaz kış gelir sevgili..
Baharımın güneşi açıyor yavaş yavaş
Yüreğim döktü eski yaprakları, yeşeriyor şimdi yeniler
Yerlerde sürünen , yerli yersiz uçuşan eski bir yapraksın sende şimdi..
Kuruyacaksın günden güne parçalanıp gideceksin
Kurudun içimde parçalandın gittin..
İnci inci yağmur taneleri siliyor izlerini, kalmıyorsun geriye zerre kadar..
Sendeyse benim ayak izlerim var, yol üstünde rastlayıp üzerine basıp geçtiğim kuru bir yapraksın..
Bende karamsarım bugünlerde, kapattın yüreğimin ışığını giderken
Unuttuğun bişey var her kışın ardından bahar gelir
Sonbaharın ardından bile bembeyaz kış gelir sevgili..
Baharımın güneşi açıyor yavaş yavaş
Yüreğim döktü eski yaprakları, yeşeriyor şimdi yeniler
Yerlerde sürünen , yerli yersiz uçuşan eski bir yapraksın sende şimdi..
Kuruyacaksın günden güne parçalanıp gideceksin
Kurudun içimde parçalandın gittin..
İnci inci yağmur taneleri siliyor izlerini, kalmıyorsun geriye zerre kadar..
Sendeyse benim ayak izlerim var, yol üstünde rastlayıp üzerine basıp geçtiğim kuru bir yapraksın..
Pelin Şimşek
yirmisıfırdörtikibinon
Göründüğü kadar basit değil aslında...
1) 12 sayısının gizemi, gökyüzündeki on iki yıldız grubundan (burcundan) geliyor; ama bu sayının asıl özelliği; 2, 3, 4, ve 6 rakamları ile bölünebilmesi ve eski çağlarda en çok kullanılan sayı birimi olmasıdır.
2) Bir çok mitolojide 12 tanrıya rastlamaktayız klasik yunan mitolojisinde Olympos dağında 12 büyük tanrı vardır.
3) Hz İsa'nın 12 havarisi vardır.
4) Şia da 12 imam vardır.
5) Güneş ve Ay'ı sayarsak 12 gezegen, eski medeniyetlerden beri biliniyor.
6) 12 Marduk gezegeninin dünyaya felaket getireceği...
7) Nostradamus'un son olarak 2012 için kehanette bulunması.
8) 12 Eylül darbesi
9) Çin takvimi 12 hayvanlıdır
10) Musevilik'te Hz. Yakup'un [İsrael] 12 oğlu (ve İsrail'in 12 kabilesi).
11- La İlahe İllallah (Kelime-i Tevhid), Arapça 12 harftir.
12) Bir yılda 12 ay vardır.
13) Astrolojide 12 burç vardır.
14) 12 sayısı, Kurân-ı Kerîm'de 4 defa geçiyor.
15) Tapınak şövalyeleri, 12 kişiydi.
16) AB bayrağı, 12 yıldızdan oluşur.
17) İncil'de Meryem Ana'nın başında 12 yıldızlı bir taç olduğundan bahsedilir (vahiy12-1)
18) Hinduizm'de de Buda'nın da 12 öğrencisi olduğu söylenir.
_____________________________________________________________________________________________
pelinşimşek
20.04.2011
14:20
2) Bir çok mitolojide 12 tanrıya rastlamaktayız klasik yunan mitolojisinde Olympos dağında 12 büyük tanrı vardır.
3) Hz İsa'nın 12 havarisi vardır.
4) Şia da 12 imam vardır.
5) Güneş ve Ay'ı sayarsak 12 gezegen, eski medeniyetlerden beri biliniyor.
6) 12 Marduk gezegeninin dünyaya felaket getireceği...
7) Nostradamus'un son olarak 2012 için kehanette bulunması.
8) 12 Eylül darbesi
9) Çin takvimi 12 hayvanlıdır
10) Musevilik'te Hz. Yakup'un [İsrael] 12 oğlu (ve İsrail'in 12 kabilesi).
11- La İlahe İllallah (Kelime-i Tevhid), Arapça 12 harftir.
12) Bir yılda 12 ay vardır.
13) Astrolojide 12 burç vardır.
14) 12 sayısı, Kurân-ı Kerîm'de 4 defa geçiyor.
15) Tapınak şövalyeleri, 12 kişiydi.
16) AB bayrağı, 12 yıldızdan oluşur.
17) İncil'de Meryem Ana'nın başında 12 yıldızlı bir taç olduğundan bahsedilir (vahiy12-1)
18) Hinduizm'de de Buda'nın da 12 öğrencisi olduğu söylenir.
_____________________________________________________________________________________________
pelinşimşek
20.04.2011
14:20
24 Mart 2011 Perşembe
Kırmızı Pabuç
Pencereden izliyorum koskoca yaşamımı.Bugün hava soğuk ve gri.Dalıyorum uzaklara çok uzaklara...
Yine aynı ruh hali değişmedim, değiştiremediler.Sonra çocukluk yıllarımı izliyorum yine aynı pencereden o kirli gri İstanbul yerini güneşli bir havaya bırakıyor birden.Ben oradayım kıvırcık siyah saçlarım,iri gözlerim, en sevdiğim fırfırlı elbisem ve kırmızı pabuçlarımla herşey eskisi gibi, eksik hiçbirşey yok ve onu görüyorum dünyalar benim oluyor koşuyorum ona doğru, sarılıyorum canıma, anneme... Tutup küçücük elimden o ağaçlı yoldan gidiyoruz..
Gidiyorlar! Bense penceremden bakıyorum gözlerim yaşlı.Gitmek istiyorum sarılmak istiyorum anneme o güzel kokusunu içime çekmek istiyorum, çocukluğuma dönmek istiyorum...
Hasta yatağımda değil de annemin yanında olayım yine kırmızı pabuçlarımı giyip, gezip eğleneyim ve ağlamamın tek nedeni yere düşürdüğüm şekerler olsun...
Pelin Şimşek
yirmidört.sıfırüç.ikibinonbir
onaltı:otuzsekiz
Yine aynı ruh hali değişmedim, değiştiremediler.Sonra çocukluk yıllarımı izliyorum yine aynı pencereden o kirli gri İstanbul yerini güneşli bir havaya bırakıyor birden.Ben oradayım kıvırcık siyah saçlarım,iri gözlerim, en sevdiğim fırfırlı elbisem ve kırmızı pabuçlarımla herşey eskisi gibi, eksik hiçbirşey yok ve onu görüyorum dünyalar benim oluyor koşuyorum ona doğru, sarılıyorum canıma, anneme... Tutup küçücük elimden o ağaçlı yoldan gidiyoruz..
Gidiyorlar! Bense penceremden bakıyorum gözlerim yaşlı.Gitmek istiyorum sarılmak istiyorum anneme o güzel kokusunu içime çekmek istiyorum, çocukluğuma dönmek istiyorum...
Hasta yatağımda değil de annemin yanında olayım yine kırmızı pabuçlarımı giyip, gezip eğleneyim ve ağlamamın tek nedeni yere düşürdüğüm şekerler olsun...
Pelin Şimşek
yirmidört.sıfırüç.ikibinonbir
onaltı:otuzsekiz
20 Şubat 2011 Pazar
Sessizce
Biten birgün müydü yoksa yitip giden birgün mü?
Sen miydin çıkıp gelen yoksa çekip giden miydin?
Doğar mıydı güneş tekrar yine ışıl ışıl görür müydüm mutluluğu?
Yok yok olmayacak! Bir bakmalı durup umutsuz hayallere,cevapsız sorulara..
Yok yok olmayacak! Baksana deniz yine vuruyor sert dalgaları bir tokat gibi..
Esiyor şimdi rüzgar, alıp götürüyor senide beraberinde
Peki ya ben durup bakacak mıyım ardından bu yersiz gidişe!
Kabul edecek miyim o sert acımasız tokatları..
Cevapsız bırakacak mıyım o “umutsuz” soruları
Sanma ki o soruların umudu sende!
O soruların umududa bende umutsuzluğuda
Çekip gittiğini mi sanıyorsun ki gelesin!
Bugünü bitti mi sanıyorsun ki yitip gitsin!
Kandırma kendini bunların hepsi bende!!
Neden mi diyorsun!
İster kaç ister inkar et..
Aynaya baktığında hala beni görüyorsun..
Çünkü hâlâ bendesin!
Koptun gittin mi sanıyorsun!
Yanılıyorsun hemde çok..
Nerden mi biliyorum, komik olma yastığa başını koyduğunda beni düşünüyorsun!!
Beni gördüğünde kaçıyorsun,
Yürek son sürat kaçışta…
Kalbin çıkacakmış gibi çarpıyor ama yinede atamıyorsun beni oradan..
Bunu mu nerden biliyorum?
Çünkü kaçarken bile bana gelmek istiyorsun…
Çünkü gözlerin gözlerime değdiğinde onlara lanet ediyorsun….
Sen miydin çıkıp gelen yoksa çekip giden miydin?
Doğar mıydı güneş tekrar yine ışıl ışıl görür müydüm mutluluğu?
Yok yok olmayacak! Bir bakmalı durup umutsuz hayallere,cevapsız sorulara..
Yok yok olmayacak! Baksana deniz yine vuruyor sert dalgaları bir tokat gibi..
Esiyor şimdi rüzgar, alıp götürüyor senide beraberinde
Peki ya ben durup bakacak mıyım ardından bu yersiz gidişe!
Kabul edecek miyim o sert acımasız tokatları..
Cevapsız bırakacak mıyım o “umutsuz” soruları
Sanma ki o soruların umudu sende!
O soruların umududa bende umutsuzluğuda
Çekip gittiğini mi sanıyorsun ki gelesin!
Bugünü bitti mi sanıyorsun ki yitip gitsin!
Kandırma kendini bunların hepsi bende!!
Neden mi diyorsun!
İster kaç ister inkar et..
Aynaya baktığında hala beni görüyorsun..
Çünkü hâlâ bendesin!
Koptun gittin mi sanıyorsun!
Yanılıyorsun hemde çok..
Nerden mi biliyorum, komik olma yastığa başını koyduğunda beni düşünüyorsun!!
Beni gördüğünde kaçıyorsun,
Yürek son sürat kaçışta…
Kalbin çıkacakmış gibi çarpıyor ama yinede atamıyorsun beni oradan..
Bunu mu nerden biliyorum?
Çünkü kaçarken bile bana gelmek istiyorsun…
Çünkü gözlerin gözlerime değdiğinde onlara lanet ediyorsun….
Ona söz verdim...
AŞK...Önce bunu çok iyi öğren ufaklık.Sonra geç karşıma anlat herşeyi GERÇEK olanlardan bahsediyorum.Masal dinliyemiyecek kadar büyüdüm ben Seni Seviyorum masalını anlatma bana.Uzatmıyorum sen sevmezsin, kısa kalsın ilişkimiz gibi.Ne vedaya gerek var nede gereksiz son cümlelere 'basit' olmasın 'sıradan'olmasın boşver gitsin..
Ben boşverdim bile.
Ben boşverdim bile.
25 Ocak 2011 Salı
Güzel...
Kestim! Akıttım! Damarlarımdaki kanımda akan o kirli siyah yalanları! Olmadı!
Sildim! Çıkardım! Yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah derin yazıları! Olmadı!
Kustum! Tükürdüm içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları! Olmadı!
Söktün! Defalarca diktim o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı! Olmadı!
...Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk!
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın
Sildim! Çıkardım! Yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah derin yazıları! Olmadı!
Kustum! Tükürdüm içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları! Olmadı!
Söktün! Defalarca diktim o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı! Olmadı!
...Bana ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın… Ne yaptın çocuk!
Niye yaptın… Niye yaptın… Niye yaptın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)